|
....Şiir yazıyor, resim çiziyor, heykel yapıyor. Meraklı gençleri kendisi ile birlikte dağa çıkarıyor.
Sanatçı gözüyle taşları arıyor. Kendisine bir taş seçiyor; etrafındaki gençlerde kendi zevklerine uygun
taşlar buluyorlar; daha sonra toplu işbaşı yapıyorlar..... Şiir ve şarkı ile; şaka-gülüş-dans ile; bitkiler, rüzgarın etkisi ile, güneşin sıcağı ile taşlara istedikleri şekli veriyorlar. Eserlerini gördüm. Umutlu bir ruh ile, gençlik olgusu ile bir akım yaratmıtır. Dr. G. Fernud 1997 ( Tebriz'li Yazar ve Gazeteci ) Ruhi'nin hassas bir ruhu var. O beşer toplumunun dert ve acılarının tesiri ile yaşamaktadır. Neşenin ne olduğunu bilmez ve şenliğe vakif değil. O sebeple eserlerindeki çizgiler, bakışlar ve yüzler hüzünlü. dertli, korkan(ürken) düşünceli ve sinirlidirler. O, çağdaş beşerin simasında neşe bulamıyor. Zira dünyadaki açların çilesinin ağırlığını, toplumun omuzlarında dünden daha fazla hissetmektedir. Ve yoksulluk gölgesi her geçen gün biraz daha kabarık ve koyu olmaktadır. Eserleri ıztırap ve karışıklık yüzyılının ürünleridir.K. Türkan / Sonbahar 1996 ( Yazar ve Gazeteci ) Ruhi TUNA, Azerbaycanlı heykeltıraş, ressam ve şaiirdir. O sanatı yaşadı, sanatı aşk edip, sanatla mücadele etti. Onun gerçek hocası gözleridir.Güzel görmek yeteneğini öğrendi ve işe koyuldu, yürek gözleriyle çalışmaya başladı. Ruhi TUNA, sanatı insan için istiyor; insanı sanat için değil. Dünyasında sanatçı bağımsızdır, istediği yöntemlere boya ve şekillerle çizim yapar; gerçeklere bağlı değil. Onun özellikleinden biri de zorluklar karşısında direnmektir. Defalarca yere vuruldu, ama yine kalkmasını bildi. Yaşama gayesi bellidir. Yaşayışı sanatından farklı değildir. Kendisini topluma karşı sorumlu ve görevli bilmektedir. Atolyesine aldığı gençleri, para karşılığında yetiştirmiyor, onlara sevgiyle çizmeyi; belki aşkın kendisini öğretiyor. Bita Mohammadi / 31 May 1998 ( İsfahan'lı tarihçi, şaiir ve yazar ) Ruhi TUNA, Tebriz'li ressam ve heykeltıraştır. Nadir sanatçılardandır çağdaş bakışı ile eski devir heykeltıraşlığına ve özellikle taş yontma ve haççarlığa başlamıştır.Fereşte Hebibi / 13 Temmuz 1998 ( Tahran'lı sanatçı, yönetmen, yazar ) Ekspersyonizme teknik, şekil ve yüzeysel şekil yöntemleri ile farklı biçimler getirmek o kadar da kolay değil. Onun özelliğini belli eden içerik ve mesajlar, ancak ekspresyonist sanatçıların eserlerinde bulunmaktadır. Sanatın bu şekli insanın çeşitli sebepler yüzünden ıztırap, rahatsızlık ve belalara düçar olduğu devirlerde ivme kazanmıştır. Mesela I. ve II. dünya savaşlarında kuzey avrupa ülkelerinde bu tür sanatın çok görülmesi buna bağlıdır. Tropikal bölgelerde, mahrumiyet, sosyal adaletsizlik, somurgecilik gibi sebepler yüzünden ekspresiyonizmin güçlü tesirini görmek mümkündür. William GRAHAM diyor ki: ekspresyonizm, hassas ruh özelliklerinin doğuşudur. Ekspersyonizm sanatı, değişim ile şekillenmektedir. Yalnız insanın bu günkü toplumdaki sıfatlarını beyan eden modern bir sanata expersoyinizmin değerini anlayabiliriz.Bu yüzden 20 yüzyıl ızdırap yüzyılı olmuştur. Çağdaş insan her türlü toplumsal veya ferdi yardımdan acizdir. O, bütün bunlara karşın kendi gücüne inanmaktadır ve kendini ortaya çıkarmak için gayret sarfetmektedir. |